BİLİM ADAMLARI ALLAH’IN DELİLLERİNİ TASDİK EDİYOR
Evrenin bilim yoluyla keşfedilen özelliklerinin Allah'ın
varlığına işaret ettiklerini gösterir. Bilim yoluyla vardığımız sonuç, evrenin
bir Yaratıcısı olduğu ve bu Yaratıcı'nın çok üstün bir güç, akıl ve bilgiye
sahip olduğudur. Bu Yaratıcı'yı tanımamızda bize din yol gösterir. Bu nedenle
bilimin, dinin haber verdiği gerçekleri daha detaylı görmek ve incelemek için
kullanacağımız bir yöntem olduğunu söylemek mümkündür. Oysa bugün bilim adına
ortaya çıkan insanların bir bölümü çok farklı bir düşünceye sahiptirler. Onlara
göre bilimsel bulgular Allah'ın yaratmasını göstermezler. Aksine bilimsel
verilerden yola çıkarak Yaratıcı'nın varlığına ulaşılamayacağını söyleyerek
ateist bir bilim anlayışını geliştirmişlerdir. Dolayısıyla bilim ile dinin
birbirleriyle çatışan iki bilgi kaynağı olduğunu iddia ederler.
Aslında bu ateist bilim anlayışı, insanlık tarihinde
oldukça yenidir. Birkaç yüzyıl öncesine kadar bilim ile dinin çatıştığı hiçbir
zaman düşünülmemiş, bilimin Allah'ın varlığını ispatlayan bir metod olduğu
düşünülmüştü. Söz konusu ateist bilim anlayışının yeşermesi ise, 18. ve 19.
yüzyıldaki materyalist ve pozitivist felsefelerin bilim dünyasına egemen
olmasıyla gerçekleşti.
Özellikle 1859'da Charles Darwin'in evrim teorisini ileri
sürmesi ile, materyalist dünya görüşüne sahip olan çevreler, dine karşı
alternatif olarak gördükleri bu teoriyi ideolojik olarak savunmaya geçtiler.
Zira evrim teorisi canlılığın bir Yaratıcı tarafından değil de tesadüfi
oluştuğu iddiasındaydı. Böylelikle evrim teorisine sarılarak dinin bilim ile
çatıştığı ileri sürüldü. İngiliz araştırmacılar Michael Baigent, Richard Leigh
ve Henry Lincoln, bu konuda şöyle derler:
Darwin'den bir buçuk yüzyıl önce, bilim
dinden ayrı değildi; aksine onun bir parçasıydı ve nihai amacı da ona
hizmet etmekti... Ama Darwin'in zamanındaki bilim, o zamana dek taşımakta
olduğu bu anlamdan koparıldı ve kendisini dine karşı mutlak bir rakip ve
alternatif bir anlam olarak tanımladı. Artık insanlık, bu ikisi arasında bir
seçim yapmaya zorlanacaktı.27
Din ile bilim arasındaki söz konusu ayrım, başta da
belirttiğimiz gibi tamamen ideolojik
bir ayrımdı. Materyalizme iman edercesine bağlanan bazı bilim adamları,
evrenin bir yaratıcısı olmadığını ispatlamak için kendilerini şartlandırdılar
ve bu yönde çeşitli teoriler ürettiler. Evrim teorisi, bunların en ünlüsü ve en
önemlisiydi. Aynı şekilde astronomi konusunda da "kararlı durum
teorisi" ya da "kaos teorisi" gibi kuramlar geliştirildi. Ancak
bilimin bizzat kendisi, önceki bölümlerde de incelediğimiz gibi, yaratılışı
inkar eden bu kuramları birer birer çökertti.
Bugün bu kuramlara hala sadık kalarak inkarda direnen
bilim adamları, kendilerini Allah'a inanmamak için şartlandırmış, dogmatik ve
bağnaz kişilerdir. Ünlü İngiliz zoolog ve evrimci D. M. S. Watson, kendisinin
ve diğer meslektaşlarının evrimi neden kabul ettiklerini açıklarken, bu
dogmatizmi şöyle itiraf eder:
Evrim teorisinin
yaygın kabul gören bir teori olmasının nedeni, bu teoriyi ispatlayacak yeterli
delilin var olması değil, ancak diğer alternatifin yani doğaüstü yaratılışın tümüyle kabul edilemez olmasıdır.28
Watson'ın "doğaüstü yaratılış" sözüyle
kastettiği, Allah'ın yaratışıdır. Söz konusu bilim adamı, görüldüğü gibi bunu
"kabul edilemez" bulmaktadır. Neden? Bilim öyle söylediği için mi?
Hayır, aksine bilim yaratılışın doğruluğunu ispatlamaktadır. Watson'ın bunu
kabul edilemez saymasının tek nedeni, Allah'ın varlığını inkar etmek için
kendisini şartlandırmış olmasıdır. Diğer tüm evrimciler de bu durumdadırlar.
Evrimciler
ise bilime değil, materyalist felsefeye bağlıdırlar ve bilimi de bu felsefeye
uydurabilmek için çarpıtmaktadırlar. Harvard Üniversitesi'nden ünlü bir
genetikçi ve açık sözlü bir evrimci olan Richard Lewontin, bu somut gerçeği
şöyle itiraf etmektedir:Bizim
materyalizme bir inancımız var, 'a priori' (önceden kabul edilmiş, doğru
varsayılmış) bir inanç bu. Bizi dünyaya materyalist bir açıklama getirmeye
zorlayan şey, bilimin yöntemleri ve kuralları değil. Aksine, materyalizmle olan
a priori bağlılığımız nedeniyle, dünyaya materyalist bir açıklama getiren
araştırma yöntemlerini ve kavramları kurguluyoruz. Materyalizm mutlak doğru olduğuna göre de, İlahi bir açıklamanın sahneye
girmesine izin veremeyiz.29
Öte yandan, bu dogmatik materyalist grubun karşısında,
tarihte olduğu gibi bugün de Allah'ın varlığını tasdik eden, hatta bilimi
Allah'ı tanımanın bir yolu olarak gören bilim adamları vardır. Özellikle ABD'de
giderek gelişen "Creationism" (Yaratılışçılık) ya da
"Intelligent Design" (Bilinçli Dizayn) akımları, canlıların Allah
tarafından yaratıldıklarını bilimsel ispatlarla ortaya koyuyorlar.
Bu ise bizlere bilim ve dinin birbirleriyle çelişen iki
bilgi kaynağı olmadığını, aksine bilimin din tarafından verilen mutlak
gerçekleri doğrulayan bir yöntem olduğunu gösterir. Din-bilim çatışması, belki
sadece ilahi kaynakların içine hurafeler katmış olan bazı dinler için geçerli
olabilir. Ancak Allah'ın saf vahyine dayanan İslam için geçerli olamaz. Kaldı
ki İslam, bilimi özellikle teşvik etmekte ve evrenin araştırılmasını, Allah'ın
yaratışının incelenmesinin bir yöntemi olduğunu haber vermektedir. Aşağıdaki
Kuran ayetinde Allah buna işaret eder:
Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz
onu nasıl bina ettik ve nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok. Yeri de nasıl
döşeyip yaydık? Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda 'göz alıcı ve iç açıcı'
her çiftten nice bitkiler bitirdik. Ve gökten mübarek su indirdik; böylece
onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik. Ve birbiri üzerine dizilmiş
tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da. (Kaf Suresi, 6-7, 9-10)
Yukarıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Kuran'da, daima
insanları düşünmeye, akletmeye, içinde yaşadıkları dünya ile ilgili herşeyi
araştırmaya teşvik edilir. Çünkü bilim, dini destekler, insanı cahillikten kurtarıp
daha bilinçli düşünmeye sevkeder; kişinin düşünce dünyasını genişletip kainatta
açıkça görülen Yaratıcı'nın izlerini kavramasına yardımcı olur. Yüzyılımızın en
büyük dehası sayılan ve Allah'a inanan Albert
Einstein "Derin bir imana
sahip olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade
edilebilir: Dinsiz bir bilime inanmak
imkansızdır" diyerek bilimin dine olan desteğini dile getirmiştir.30
Modern fiziğin kurucusu Max Planck ise şöyle demiştir:
Hangi alanda olursa olsun bilimle ciddi şekilde ilgilenen herkes, bilim
mabedinin kapısındaki şu yazıyı okuyacaktır: "İman et." İman, bilim adamının vazgeçemeyeceği bir
özelliktir.31
Kitapta buraya kadar ele alınan konular, evrenin ve
canlıların var oluşlarının tesadüflerle açıklanamayacağını açıkça göstermiştir.
Yaptıkları araştırmalarla bilim dünyasına yön veren pek çok bilim adamı da, bu
büyük gerçeği tasdik etmiştir ve halen de etmektedir. Zira insanlar evren
hakkında ne kadar çok şey öğrenirlerse, ondaki kusursuz düzene olan hayranlıkları
da o derece artmaktadır. Her yeni bulunan detay 'Yaratılış'ı inkar edilemez
şekilde desteklemektedir.
21. yüzyıla
girerken, modern fizikçilerin büyük bir çoğunluğu da, yaratılış gerçeğini kabul
etmektedir. David Daryling şöyle der:Zaman yoktu, uzay yoktu. Madde ve enerji
yoktu. Hiçbir şey yoktu. En küçük bir nokta, bir boşluk bile yoktu. Bu
yokluktan olağanüstü küçücük bir kıpırtı belirdi. Ufacık bir titreme. Hafif bir
dalgalanma, belli belirsiz bir girdap. Bu kozmik kutunun kapağı açıldı ve
altından yaratılış mucizesinin
filizleri belirdi.32
Bunların yanında, farklı pek çok bilim dalının
kurucularının hemen hemen hepsinin Allah'a ve kutsal kitaplarına inanan
kimseler oldukları bilinmektedir. Tarihteki en büyük fizikçiler arasında yer
alan Newton, Faraday, Kelvin ve Maxwell söz konusu bilim adamlarına
örnektirler.
Ünlü fizikçi
Isaac Newton'un yaşadığı dönemde bilim adamları, dünya üzerindeki cisimlerin ve
gezegenlerin hareketlerinin farklı kanunlarla açıklanabileceğine inanıyorlardı.
Newton ise, dünya ve uzayın Yaratıcısının tek olduğunu, dolayısıyla aynı
kanunlarla açıklanması gerektiğini savunuyordu. Bu önemli görüşünü de kitabında
şöyle açıklıyordu:Güneşin, gezegenlerin ve kuyruklu yıldızların bu mükemmel
sistemi, ancak güçlü ve akıllı bir
varlığın kontrolü ve hakimiyeti ile ilerleyebilir.33
Görüldüğü gibi, Ortaçağ'dan beri fizik, matematik ve
astronomi alanlarında araştırmalar yapan yüzlerce bilim adamı, kainatın tek bir
Yaratıcı tarafından yaratıldığı fikrinde birleşmişler ve hep aynı noktaya
dikkat çekmişlerdir. Fiziksel astronominin kurucusu ve inançlı bilim
adamlarının parolası olan "Allah yarattığı herşeyde kendini gösterir"
fikrini ortaya atan ilk bilim adamı olan Johannes Keppler, kitaplarından birinde
Allah'a olan samimi inancını şöyle dile getirmiştir:
Bizler Allah'a muhtaç, aciz kullar olarak, kendi aklımıza göre Allah'ın
aklının büyüklüğünü ve yüceliğini görmeli ve O'na teslim olmalıyız.34
Termodinamiği
kuran büyük fizikçi William Thompson (Lord Kelvin) ise, Allah'a inanan bir
hıristiyandı. Darwin'in evrim teorisine şiddetle karşı çıkmış ve bu teoriyi
tamamen reddetmişti. Ölümünden kısa bir süre önce de, şöyle bir açıklama
yapmıştı:Hayatın kökenine baktığımızda, bilim,
kesin bir şekilde o Büyük Kudret'in varlığını onaylar.35
Oxford
Üniversitesi fizik profesörlerinden Robert Mattheus, 1992'de yazmış olduğu ve
DNA moleküllerinin Allah tarafından yaratıldığını anlattığı kitabında aynı
gerçeği şöyle ifade ediyor:Bütün bu işlemler, mükemmel bir harmoniyle tek bir
hücreden canlı bir bebeğe; daha sonra küçük bir çocuğa, nihayet yetişkin bir
insana kadar süregelir. Bütün bu olaylar, biyolojinin bütün safhalarında
görüldüğü gibi ancak bir mucize ile açıklanabilir. Nasıl olur da böylesine
mükemmel ve kompleks bir organizma, bu kadar basit ve küçük bir hücreden ortaya
çıkabilir? Küçücük bir (i) harfinin üstündeki noktadan da küçük bir hücreden,
muhteşem bir İNSAN yaratılır? Bu, mucizeden başka birşey değildir.36
Isı akışı
üzerine sayısız çalışmalar yaparak ödüller alan ve "mekanik ısı
denklemi"ni ve termodinamiğin birinci kanununu bulan James Joule bilim
hakkındaki inancını şöyle ifade etmiştir:Allah'ın isteklerini öğrendikten ve
itaat ettikten sonra yapacağımız diğer şey O'nun aklını, gücünü ve iyiliğini
yaptığı işlerden anlamaktır. Tabiat kanunlarını bilmek Allah'ı bilmektir..37
Bilimsel
metodun kurulmasında önemli rolü olan bilim adamlarından Francis Bacon'un
sözleri de onun Allah inancının göstergesidir:Hataya düşmemizi engellemek için
üzerinde durulması gereken iki yol göstericimiz var; Birincisi Allah'ın vahyi
olan Kutsal Kitap, ikincisi ise
Allah'ın gücünü ifade eden
yaratılmışlar.38
Yapılmış olan her iş yapanın gücünü ve becerisini ortaya çıkarır; o zaman
tüm bunlar Allah'ın işidir; yapan varlığın herşeyi yapabilecek güçte olduğunu
ve aklını gösterir; dünya Allah'ın bir ürünüdür.39
"Dinsiz ilim kör, ilimsiz din
topaldır." (Albert Einstein)
"Kâinatın Yaratıcısına olan inanç,
ilmi araştırmanın en kuvvetli ve en asîl muharrik gücüdür." (Albert
Einstein)
"Hangi sahada olursa olsun, ilimle
ciddî şekilde meşgul olan herkes, ilim mâbedinin kapısındaki şu yazıyı
okuyacaktır:
İmân et!" İman, ilim
adamının vazgeçemeyeceği bir vasıftır."
(Max Planck)
"Bir tabiat kanununu ifade eden her
formül, Allah'ı öven bir İlâhîdir." (Maria Mitchell)
"İlim, insanlığa, telgrafı,
elektriği, teşhisi ve bir takım hastalıkları tedavi çarelerini verdi. Din de
ferdlerde ruhî sükûneti ve ahlâkî
muvazeneyi te'min eder. İlim ve din, kâinatın hazinelerini açmak için kullandığımız
hakikî iki anahtardır.
İnsan ilimden istifade
eder, fakat din ile yaşar." (William James)
Kainatın bir Yaratıcı tarafından
var edildiğini kabul eden ve hayatlarında bu yönleriyle tanınan bilim
adamlarından bir kısmı da şunlardır:
Robert Boyle (modern kimyanın babası.)
lona William Petty (istatistik ve modern ekonomi
çalışmalarıyla tanınırdı.)
Michael Faraday (bütün zamanların en büyük
fizikçilerinden biri.)
Gregory Mendel (genetiğin
babası, genetik bilimindeki buluşlarıyla Darwinizm'i geçersiz kıldı.)
Louis Pasteur (bakteriyolojinin akla gelen en büyük ismi,
Darwinizm'e karşı savaş açmıştı.)
John Dalton (atom kuramının babası.)
Blaise Pascal (en önemli matematikçilerden.)
John Ray (İngiliz doğa tarihinin en önemli ismi.)
Nicolaus Steno (yer katmanlarını inceleyen ünlü bir
stratigraf.)
Carolus Linnaeus (biyolojik sınıflandırmanın babası.)
Georges Cuvier (karşılaştırmalı anatomi bilminin
bulucusu.)
Matthew Maury (oşinografinin bulucusu.)
Thomas Anderson (organik kimya alanında çalışma yapan ilk
kişilerden biri.)
Sir Charles Bell (beynin ve sinir sisteminin haritasını
ilk defa çizen.),
Jean Henry Fabre (modern entomolojinin kurucusu.)
John Ambrose Fleming (modern elektiriğin kurucusu.)
James Clerk Maxwell
(ışığın elektromanyetik teorisini formülize
![]()
Materyalist ve ateist çevreler her ne kadar çaba
gösterirlerse göstersinler, açık olan bir gerçek vardır: Bilime konu olan tüm
varlıkları ve sistemleri yaratan Allah'tır. Dolayısıyla din ve bilimin, samimi
ve akılcı olarak uygulandıkları sürece, daima uyum içerisinde oldukları çok
açık bir gerçektir. Bu açık uyumun bir göstergesi de geçmişte ve günümüzde
yaşayan, buluşları ile insanlığa önemli hizmetleri dokunmuş "iman eden
bilim adamları"dır.
Bilimle uğraşan, yeni keşifler yapan, evrenin sırlarını
açığa çıkarmaya çalışan bir bilim adamı, aslında Allah'ın yarattığı sanatı
derinlemesine inceleyen, ondaki detayları fark etmeye ve yakalamaya çalışan
kişidir. İşte bu nedenle, dinle bilim ayrılmaz bir bütündür ve bilim adamı da,
Allah'ın sonsuz gücünü, sanatını, yaratmasındaki benzersizliği ortaya koyan
kişidir. Bu yüzden sanılanın aksine bilim adamları Allah'ın yarattığı sanatla
en çok ilgilenen bireyler olarak, Allah'ın varlığını, birliğini en çabuk fark
eden kişilerdendir.
Nitekim, yüzyıllardır dinin kendilerine sağladığı özgür
aklı, sınırsız düşünme yeteneğini kullanarak bilime büyük katkılarda bulunmuş
olan birçok bilim adamı bulunmaktadır. Bu kişiler, hem bilimin, dinle tam bir
uyum içinde olduğunu göstermiş, hem de bilime ve insanlığa önemli hizmetlerde
bulunmuşlardır. Newton, Kepler, Leonardo da Vinci, Einstein gibi bilim tarihine
yön veren ünlü bilim adamları yaptıkları gözlemler ve araştırmalar sonucunda
evrenin Allah tarafından yaratıldığını, düzene konduğunu ve Allah'ın
hakimiyetinde olduğunu savunmuşlardır. Dahası, bilimin temel prensipleri
inançlı kişiler tarafından ortaya atılmış ve çağdaş bilimin doğuşunda dinin
önemli bir rolü olmuştur.
Tüm zamanların en büyük bilim adamı olarak nitelendirilen
Isaac Newton'un evrene bakış açısı, aşağıdaki sözlerinde çok açık bir şekilde
ifade bulmaktadır:
Güneş sisteminin,
gezegenlerin ve kuyruklu yıldızların harika sistemleri yalnızca akıllı ve güçlü
bir varlığın kudretiyle sürebilir. Bu varlık yalnızca dünyanın ruhunu değil
herşeyi yönetir, O Allah'tır".51
Aynı şekilde ünlü
bilim adamı Kepler'in de çalışmalarını, dini inançlarının yönlendirdiği
bilinmektedir. Fizik ve kozmik fon radyasyonu alanında yaptığı çalışmalar
nedeniyle 1978 Nobel fizik ödülünü alan Arno Penzias, Johannes Kepler hakkında
şöyle bir açıklamada bulunmuştur:
Bir merkezin
etrafında dönme fikri, inançlı biri olan Kepler'e kadar uzanmaktadır. Kepler
Kutsal Kitaba inanan bir dindardı. Allah'a inanıyordu... O günden beri,
yüzyıllar boyunca müthiş bir mücadele olmuştur. Umutlar hala bilim adamlarında.
Kepler ise bu umudu inancından elde etmişti.52
Kitabın bu bölümünde
geçmişten günümüze, modern bilimi kuran ve geliştiren inançlı bilim adamlarını
ve bu kişilerin bilime yaptıkları hizmetleri ele alacağız. Bu bölümde yer
verilen bilim adamlarının tümü evrenin ve canlı sistemlerin Allah tarafından
yaratıldıklarına inanmışlardır. Francis Bacon'un bir sözü, inançlı bilim
adamlarının yaratılan tüm varlıklara hangi bakış açısıyla baktıklarının güzel
bir örneğidir. Bacon şöyle demiştir:
Bunlar Allah'ın
işidir; yapan varlığın herşeyi yapabilecek güçte olduğunu ve aklını gösterir;
Dünya Allah'ın yarattığı bir varlıktır..53
Nitekim Allah pek çok
ayetle yaratılmışlar üzerinde düşünebilmenin, Allah'tan gereği gibi korkup
sakınmanın, O'nun büyüklüğünü, yüceliğini kavrayabilmenin bir yolunun
"ilim sahibi olmak" olduğunu haber vermiştir. Bu konudaki ayetlerden
bazıları şöyledir:
Allah'ın dışında
başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer.
Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.
Allah, Kendi dışında hangi şeye taptıklarını şüphesiz bilir. O, güçlü ve üstün
olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. İşte bu örnekler; biz bunları insanlara
vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez. Allah gökleri ve
yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için bir ayet vardır.
(Ankebut Suresi, 41-44)
Göklerin ve yerin yaratılması ile
dillerinizin ve renklerinizin ayrı olması, O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz
bunda, alimler için gerçekten ayetler vardır. (Rum Suresi, 22)
Allah, gerçekten Kendisi'nden başka ilah
olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah
olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah
yoktur. (Al-i İmran Suresi, 18)
Bilimsel metodun
kurucularından olan ünlü bilim adamı Bacon güçlü bir imana sahip bir kişi
olarak bilinmektedir. Francis Bacon, bilimsel araştırmaların, kişiyi
Yaratıcı'ya yakınlaştırdığını şu sözleriyle ifade etmiştir:
Hataya düşmemizi
engellemek için çalışmamız gereken önümüzde iki kitap var, birincisi Allah'ın
vahyi olan Kutsal Kitap, ikincisi O'nun gücünü ifade eden yaratılanlar.
İlk önce Allah'ın
isteklerini ve emirlerini açıklayan Kutsal Kitabı, sonra da O'nun gücünü
gösteren varlıkları incelemeliyiz. Sonraki öncekine anahtardır. Bize mantığın
ve konuşmanın genel kurallarını öğreterek ilahi emirlerin gerçek anlamını
bilmemize yardımcı olur, aynı zamanda inancımıza yeni pencereler açar. Bize
Yaratıcı'nın büyüklüğünü anlatır. Zira, O'nun sonsuz kudreti ve büyüklüğü,
fiillerinde ve yarattığı varlıklar üzerinde açıkça görülmektedir.57
Galileo Galilei (1564-1642)
Galileo Galilei, teleskop kullanarak gökyüzüne bakan ilk kişidir.
Galilei, hem Dünya'nın yuvarlak olduğunu söylemiş, hem de Ay'daki karanlık
bölge, kraterler ve tepeleri ilk ortaya çıkaran kişi olmuştur. Bilime yaptığı
bu büyük hizmetlerle tarihte önemli bir yeri olan Galilei, duyuların, konuşma
yeteneğinin ve zekanın insanlara Allah tarafından verildiğine ve bunların en
iyi şekilde kullanılması gerektiğine inanıyordu. Doğanın bir Yaratıcı
tarafından tasarlandığının her haliyle açık olduğunu savunuyordu. "Tabiat
hiç şüphesiz Allah'ın hiç vazgeçemeyeceğimiz, okunması gereken diğer bir
kitabıdır" diyen Galilei, Allah'ın Kitapları ile yarattıkları arasında
hiçbir çelişki olamayacağını, çünkü her birinin Allah tarafından yaratıldığını
söylüyordu.58
Johannes Kepler
(1571-1630)
Tabiat kitabına göre
biz astronomlar, Yüce Allah'ın din adamları olduğumuzdan, bizim Allah'ın şanını
konuşmamız gerekir. 59
Astronomi biliminin kurucusu olan Kepler, gezegenlerin
hareketlerini, güneş sisteminin uzaklığını hesaplamış ve yıldız hareketlerinin
haritasını gösteren ilk astronomik takvimi yayınlamış büyük bir bilim adamıdır.
Bu güçlü bilimsel kişiliğinin yanında Kepler, aynı
zamanda evrenin bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanmıştır. Neden bilim
ile uğraştığını soranlara Kepler'in cevabı, daha önce de belirttiğimiz gibi
"Yaratıcı'nın eserlerindeki lezzeti tatmak için" olmuştur.
Allah'ın, yarattığı herşeyde kendini gösterdiğine inanan
Kepler'in hayatı ve yaptıkları incelendiğinde, evrende ilahi bir tasarımın var
olduğuna inanan bir insanın, bilimsel çalışmalarında çok geniş ufuklu ve
başarılı olduğu görülür. Kepler, "beyaz ayıları ve beyaz kurtları Kuzey'in
karlı bölgelerine gönderen kimdir? Ayıların, balinaların ve kurtların
beslenmesi için, kuşların yumurtalarını da onlarla birlikte orada bulunduran
kimdir?" diye sorduğu sorunun cevabını yine kendisi şöyle cevaplamıştır:
"Bizim Allah'ımızdır ve O en büyüktür ve O'nun üstünlüğü en büyüktür ve
O'nun aklı sonsuzdur, O'nun sonu yoktur." Kepler sözlerini şu şekilde
sürdürmüştür: "Yaratıcıyı anlamak için sahip olduğunuz tüm duyularınızı
kullanın."60
Eski Yunan'dan sonra geometride en büyük ilerlemeyi
sağlayan ünlü bilim adamı Pascal, çok küçük yaşlarda bile birçok keşfin sahibi,
çok başarılı bir bilim adamıdır. Matematik alanındaki pek çok çalışma ve
buluşunun yanında Pascal, fizik alanında da önemli keşifler yapmıştır. Örneğin
atmosfer ve sıvı mekaniği hakkında araştırmaları olan Pascal, atmosferde
yüksekliğe göre değişen bir basınç olduğunu keşfetmiştir.
Bilim tarihinde çok önemli bir yeri olan Pascal, inançlı
bir bilim adamıdır. Pascal sözlerinde Allah'ın, matematikten elementlerin
düzenine kadar herşeyin Yaratıcısı olduğunu söyleyerek, Allah'ın sonsuz gücünü
ifade etmiştir. 61
Robert Boyle (1627-1691)
Modern kimyanın
kurucusu olan Boyle, bilimde çığır açan birçok keşfin sahibidir. Bunlara örnek
verecek olursak; Boyle, gazların havadaki basıncı ile havanın hacmi arasında
bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmış ve böylece bugün "Boyle Kanunu"
olarak bilinen prensipler meydana gelmiştir. Ayrıca Boyle, turnusol kağıdı ile
basit bir buzdolabı da icat etmiş, suyun donunca genleştiğini göstermiş,
elementin ilk modern tanımını yapmıştır. "Hava, basınçlı olduğuna göre
atomun parçaları arasında boşluk olmalıdır" diyen Boyle, böylece atom
teorisine de katkıda bulunmuştur.
Böylesine önemli bilimsel buluşların sahibi olan Boyle,
Allah'ın varlığına iman ediyordu. Evrende akıllı bir tasarım olduğunu ve bu
tasarımın üstün güç sahibi bir Yaratıcı tarafından yapılmış olduğunu
düşünüyordu. Boyle konuşmalarında ve yazılarında sık sık bilimle Allah
inancının yan yana olması gerektiğini vurgulamıştır. Boyle bir mektubunda şöyle
demiştir:
Şanı, tabiatı
yaratana verin...İnsanlığa iyilik getirmek için bilgiyi kullanın. 62
Boyle bir başka
sözünde ise, canlılardaki mükemmelliğin Allah'ın varlığını açıkça gösterdiğini
şöyle ifade etmiştir:
Dünyadaki mevcut
sistemin mükemmel bir şekilde planlanmış olması, özellikle de hayvanların sahip
oldukları ilginç özellikler, duyular ve hayranlık uyandıran yapıların hepsi
tarih boyunca düşünürlerin Allah'ın varlığını kabul etmelerine neden olmuştur.63
Isaac Newton (1642-1727)
Tüm zamanların en büyük bilim
adamı olarak kabul edilen Newton, hem matematikçi hem de fizikçiydi. Newton'un
bilime yaptığı büyük hizmetler hatırlanacak olursa; bunlardan en önemlisi yer
çekimi kanununun keşfidir. Newton, kuvvet ve ivme arasındaki mükemmel ilişkiyi
kütle kavramı ile bağdaştırmış; etki ve tepki prensibini bulmuş, bileşke
kuvvetlerin sıfır olması halinde hareketli cisimlerin hızının hiç değişmeyeceği
tezini ortaya atmıştır. Newton'un hareket yasaları, 4 yüzyıldır en basit
mühendislik hesaplarından, en karmaşık teknolojik projelere kadar aynen
uygulanmaktadır. Newton'un sadece çekim konusunda değil, mekanik ve optik gibi
temel konularda da çok önemli buluşları olmuştur. Işığın 7 rengini keşfeden
Newton, böylece optik adı verilen yepyeni bir bilim dalının da temelini
atmıştır.
Newton bilimde çığır açan bu buluşlarının yanı sıra,
ateizmi reddeden, Yaratılışı savunan ciddi eserler yazmış, "Yaratılış tek
bilimsel açıklamadır" düşüncesini savunmuştur. Newton, mekanik evrenin
kendi deyimiyle "bu hiç durmaksızın çalışan dev saatin" ancak güçlü
ve üstün akıl sahibi bir Yaratıcı'nın eseri olabileceği gerçeğine inanıyordu.
Newton'un, dünyanın seyrini değiştiren buluşlarının
temelinde, onun Allah'a yakınlaşma isteği vardır. Newton, Allah'ı daha yakından
tanımak için yol olarak, Allah'ın yarattığı eserleri araştırmayı bulmuştur. Bu
amaçla büyük bir şevkle araştırmalarına sarılmıştır. Newton, bilimsel
araştırmalarını yapma gayretinin ardındaki sebebi Principia Mathematica adlı
eserinde şu sözlerle ifade etmiştir:
Bizler Allah'a
muhtaç, aciz kullar olarak, kendi aklımıza göre Allah'ın aklının büyüklüğünü ve
yüceliğini görmeli ve O'na teslim olmalıyız.64
Allah sonsuz ve
mutlaktır; gücü sınırsızdır ve herşeyden haberdar olandır; varlığı sonsuzluğa
dayanır; herşeyi yönetir, yapılan ve yapılacak olan herşeyi bilir. O sonsuz ve
sınırsızdır; ... Daimidir ve vardır; Varlığı daimidir, her yerde mevcuttur; her
zaman ve her yerde var olmasıyla O, tüm zamanı ve aralıklarını yaratır.65
Morse, insanlık
tarihi için önem taşıyan telgrafı keşfetmiş büyük bir bilim adamıdır.
Amerika'daki ilk kamerayı yapmıştır.
Morse, herşeyi bir amaç doğrultusunda yaratan bir
Yaratıcı'nın varlığına inanıyordu. Ona göre maddi dünya ve manevi dünya
beraberce uyum içinde işlemekteydi. Morse, şunları yazmıştı:
Bilgim arttıkça dinin
ilahi kaynağının kanıtları daha da netleşiyor, Allah'ın büyüklüğü anlaşılıyor,
gelecek ümit ve zevkle aydınlanıyor.67
Termodinamiğin
birinci kanununu keşfeden ünlü bilim adamı Joule, ayrıca bir telde ilerleyen
elektrik akımının ürettiği ısıyı hesaplamış ve ilk kez gaz molekülünün hızını
bulmuştur. Joule'un en büyük keşfi "mekanik ısı denklemi"ydi. Bu
önemli keşif, en temel evrensel bilim kanunu olan "enerjinin
korunumu" kanununa da rehberlik etmiştir.
Böylesine önemli bilimsel buluşları olan Joule, tabiat
kanunlarını öğrendikçe Allah'ı daha yakından tanıyabileceğine inanan bilim
adamlarındandır. Bu inancı onu daha da fazla araştırma yapmaya sevk etmiştir.
1864 yılında Darwin'e karşı bir manifesto imzalayan 717 bilim adamının en önde
gelenlerinden olan Joule'ün Allah inancını ifade eden şu sözleri ünlüdür:
Allah'ın isteklerini
öğrendikten ve itaat ettikten sonra yapacağımız diğer şey O'nun aklını, gücünü
ve iyiliğini yaptığı işlerin kanıtından bilmektir. Tabiat kanunlarını bilmek
Allah'ı bilmektir.69
Gregory Mendel (1822-1884)
Gregory Mendel bezelyeler
üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda kalıtım kanunlarını keşfetti. Aynı
zamanda bir din adamı olan Mendel’in bu keşfi Darwin’in evrim teorisinin önemli
bir çıkmaza girmesine neden oldu.
Mendel kanunları olarak bilinen 3 genetik kanununu bulan
ünlü bilim adamı, kalıtımın prensiplerini ortaya koyan kişi olarak tarihe
geçmiştir. Mendel'in kalıtım prensipleri, evrim teorisinin geçersizliğini
ortaya koyan en önemli bilimsel dayanaklardan biri olmuştur.
Kendi bulduğu kalıtım prensipleri bir yandan evrim
teorisini çürütürken, diğer yandan Mendel kişisel olarak da tesadüflerin
dünyayı oluşturamayacağına, herşeyi olduğu gibi, dünyayı da Allah'ın
yarattığına inanan bir din adamıydı. 70
Tıp bilimi tarihinde
önemli bir yere sahip olan Pasteur, özellikle hastalıklar hakkındaki mikrop
teorisiyle ve evrim inancına kesin karşı oluşuyla ünlüdür. Mayalanmanın organik
temelini ve kontrol edilebilme metotlarını ilk defa o açıklamıştır. Yaptığı
çalışmalar onu bakteriyolojiye yöneltmiştir. Pasteur bu alanda yaptığı
araştırmaları sonucunda, kuduz, difteri, şarbon ve diğer hastalıklarla mücadele
için en önemli yol olan aşıyı geliştirmiş, pastörize etme ve sterilize etme
işlemlerinin yöntemini ortaya koymuştur.
Çok güçlü bir Allah inancı olan Pasteur, yaşadığı dönemde
Darwin'in evrim teorisine karşı çıkması nedeniyle pek çok sözlü saldırıya
uğramıştır. Bilim ile din arasındaki uyumu savunan Pasteur'ün bu konuda
söyledikleri çok ünlüdür. Bu sözlerinden bazıları şöyledir:
Doğayı ne kadar çok
incelersem, Yaratıcı'nın eserleri karşısında inancım o kadar çok artıyor.71
Bilim insanı Allah'a götürür. 72
William Thompson (Lord Kelvin) (1824-1907)
Lord Kelvin,
dindarlığı ile tanınan zamanının önde gelen fizikçilerinden birisidir.
Matematiğe ve fiziğe yaptığı katkıları ve keşifleriyle bilim çevrelerinin
saygısını kazanmıştır. Lord Kelvin, hidrojen ve helyumu sıvılaştırmak için
başarılı bir metot geliştiren ilk kişidir. Isı ile ilgili buluşları nedeniyle,
ısı derecelerine bugün "Kelvin derecesi" denmektedir. Ayrıca,
termodinamiği resmi fizik kuralı haline getirerek, birinci ve ikinci
kanunlarını kesin bir şekilde formülleştirmiştir.
Lord Kelvin'in Allah'a olan inancını ifade eden
sözlerinden birkaç örnek şöyledir:
Hür düşünen insanlar
olmaktan korkmayın. Eğer derin düşünürseniz, bilim aracılığıyla Allah inancına
yönelirsiniz.73
Hayatın kökenine baktığımızda, bilim, kesin bir şekilde o
Büyük Kudret'in varlığını onaylar.74
J.J. Thomson (1856-1940)
Elektronun varlığını
ilk ortaya çıkaran (1897) J.J.Thomson, Cambridge Üniversitesi'nde fizik
profesörüydü. Güçlü bir inancı olan Thomson'un, bilimin ulaştığı sonuçların
Allah'ın varlığını gösterdiğini ifade eden sözleri şöyledir:
Bilim kalesinin
yüksek zirveleri Allah'ın muhteşem işlerini gösteriyor.75
Sir James Jeans (1877-1946):
Ünlü fizikçi Sir
James Jeans, evrenin sonsuz ilim sahibi bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına
inanıyordu. Aşağıda Jeans'in inancını açıkladığı bazı sözleri yer almaktadır:
Biz, evrenin bir
dizaynı ve kontrol gücünü gösterdiğini keşfettik..78
Evren hakkında yapılan bilimsel bir araştırmanın sonucu
tek bir cümleyle özetlenebilir: Evren, bilgisi sonsuz bir varlık tarafından
dizayn edilmiştir.79
Albert Einstein (1879-1955)
Çağımızın en önemli
bilim adamı olan Albert Einstein aynı zamanda Allah'a olan inancı ile de
tanınmaktadır. Bilimin dinsiz olamayacağını savunan Einstein'ın din ve bilimle
ilgili bir sözü şöyledir:
Derin bir imana sahip
olmayan gerçek bir bilim adamı düşünemiyorum. Bu durum şöyle ifade edilebilir:
Dinsiz bir bilime inanmak imkansızdır.80
Einstein, evrenin
tesadüflerle oluşamayacak kadar harika bir düzene sahip olduğuna ve evrenin
Üstün Akıl sahibi bir Yaratıcı tarafından yaratıldığına inanıyordu.
Yazılarında Allah'a olan inancından sıkça söz eden
Einstein için, evrendeki doğal düzenin harikalığı son derece önemliydi. Daha
önce de belirttiğimiz gibi, "Dinsiz bir bilim topaldır;"81 sözleriyle
Einstein, dinle bilimin nasıl ayrılamaz bir bütün olduklarını ifade etmiştir.
Einstein, "Tabiatı araştıran herkesin içinde bir
çeşit dini saygı"82 olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştir:
Bilimle ciddi şekilde
uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun
olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür.83
Einstein'in dine bakış
açısını, aşağıdaki sözlerinde de görmek mümkündür:
Din duygusu ne zaman
kaybolsa, bilim, ilhamı olmayan bir deneyciliğe dönüyor.84
Ünlü Alman fizikçi
Max Planck, kendi ismiyle bilinen bir fiziksel sabitin kaşifidir. 1900'lü yıllarda
Berlin Üniversitesi'nde fizik profesörü olan Planck, ışığın (radyasyon) bir
akarsudaki suyun sürekli akışı gibi değil, bir yağmur damlasının pencerenin
camında oluşturduğu görüntü gibi bir yapıya sahip olduğunu savunmuştur.
Planck'a kadar olan zaman zarfında bilim adamları, ışığın bir dalga hareketi
olduğunu düşünüyorlardı. Herbir ışık parçacığının bir enerji paketi olduğunu
ortaya çıkaran Planck, her bir pakete "foton" adını verdi. Foton
kavramı, fizik alanında bir devrim meydana getirdi. Işık, ses gibi havada
dalgalar halinde yayılmakla kalmıyor, aynı zamanda parçacıklar halinde de
hareket edebiliyordu.
Bu çok önemli buluşların sahibi Planck, evreni idare eden
büyük bir "Güç"ün aklına inanıyordu. Evrendeki düzenin Yaratıcısı'nın
Allah olduğunu söyleyen Max Planck, Allah'a olan inancını şu sözlerle
vurgulamıştır:
Hangi sahada olursa
olsun, bilimle ciddi şekilde ilgilenen herkes, bilim mabedinin kapısındaki şu
yazıyı okuyacaktır: 'İman et. İman, bilim adamlarının vazgeçemeyeceği bir
vasıftır.' 87
GÜNÜMÜZÜN İMAN EDEN BİLİM ADAMLARI
Iowa Üniversitesi'nde
doktorasını yapan, California Üniversitesi'nde toprak bilimleri yardımcı
profesörlüğü görevinde bulunan Prof. Draper, aynı zamanda Amerikan Toprak
Bilimleri Enstitüsü üyesidir. Tüm evrenin kesinlikle tesadüfen oluşamayacağını
ve bir Yaratıcı'nın eseri olduğunu Prof. Draper şu sözleriyle belirtmiştir:
Şurası muhakkaktır
ki, gerek üstümüzdeki olağanüstü gökyüzünde olsun, gerek bize göre altımızdaki
yeryüzünde olsun, herşeyde bir plan ve bir amaç vardır. Bu maksadı ve planı
meydana getiren bir kuvvetin, yani sonsuz Yaratıcı'nın, varlığını inkara
kalkışmak, akıl ve mantık kurallarıyla çelişir. Bu yazın, sararmış, boyunlarını
bükmüş buğday başaklarıyla dolup-taşan ve bir buğday denizini andıran tarlayı
gördüğü halde, onu eken bir çiftçinin bulunduğunu ve onun tarlanın yakınındaki
bir kulübede veya başka bir yerde oturmakta olduğunu inkar edip kabullenmeyen
kişinin düşebileceği çelişkiden, çok daha büyük bir çelişkidir.91
William Dembski
Günümüz matematikçi
bilim adamlarından olan Dembski'nin araştırmaları aynı zamanda felsefeden
ilahiyata kadar geniş bir alan içerir. Dembski, bilimin dünyayı anlamaya
çalıştığını ve bilim adamlarının da ancak birer kaşif olduklarını savunur.
Dembski'nin düşüncelerini ifade eden sözlerinden birkaç örnek şöyledir:
...Dünya, Allah'ın
yaratmasıdır, bilim adamları ise dünyayı anlamaya çalışırken, Allah'ın
düşüncelerini tekrarlarlar. Bilim adamları yaratıcı değil, kaşiftirler.
...Yaratılış her
zaman Yaratıcı'nın varlığını gösterir.92
Prof. Irrel Chister Rex
Washington
Üniversitesi'nde ve Güney California Üniversitesi'nde yardımcı profesörlük,
fizik doçentliği ve profesörlük yapan Prof. Rex aynı zamanda Amerikan Fizik
Enstitüsü üyesidir. Tüm evrenin Allah tarafından yaratıldığına ve ona yine
Allah'ın gücüyle hükmedildiğine inanan Prof. Rex, bu düşüncesini şu sözlerle
dile getirmiştir:
Kainatın oluşunu
açıklayan ve ona hükmeden kanunları belirten modern teoriler, Allah fikrinin
dışında bir düşünceyle ortaya konduğu zaman, son derece karmaşık ve girift bir
karanlık çıkmaza girerler. Ben şahsen Allah'ın varlığına inanıyor ve O'nun bu
kainata hükmettiğini kabul ediyorum.93
Dr. Allan Sandage
Günümüzün en tanınmış
gök bilimcisi olan Dr. Allan Sandage, sonradan dini kabul eden bir bilim
adamıdır. 1998 yılında "Bilim Allah'ı Buluyor" kapak konulu Newsweek
dergisine verdiği röportajda Sandage, dini kabul etmesini şöyle açıklıyordu:
Beni bu sonuca
götüren, dünyanın bilimle anlaşılamayacak kadar karmaşık olmasıydı. Var oluşun
sırrını anlayabilmem ancak imanla mümkün.94
Prof. Cecil Hamar
Saint Louis
Üniversitesi'nde biyoloji profesörlüğü yapmış olan ve Haissburry
Üniversitesi'nde biyoloji dersleri veren Hamar, Allah'a güçlü inancı olan
günümüz bilim adamlarındandır. Hamar, inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
Bilim dünyasında
gözümü nereye çevirsem yücelerin yücesi bir Yaratıcı'nın varlığını gösteren eşi
bulunmaz kanun ve düzenler gördüm. Fevkalade üstün yaratılış örneklerine şahit
oldum... Evet ben de inanıyorum Allah'ın varlığına. O'nun bu kainatı yaratıp
koruduğunu ve herşeye gücünün yettiğini kabul ediyorum. Yalnız bu kadar da
değil. İnsan denilen yaratığın bütün zerrelerini O'nun koruduğunu da kabul
ediyorum.95
Prof. Paul Ernest
Saint Johannes
Üniversitesi'nde yardımcı profesörlük yapmış olan, Amerikan Cerrahlar Birliği
üyesi Prof. Ernest, yaptığı bilimsel çalışmalar sonunda güçlü bir Allah inancı
kazanan bir bilim adamıdır. Prof. Ernest inancını şöyle açıklamıştır:
Ben Allah'a hiç kuşku
duymadan kesin olarak inanıyorum. Ve bu inancım uğraştığım bilim dalının beni
doğruladığı ve kuvvetlendirdiği bir imandır...
İşte soruya cevap veriyorum: Evet, kainatta bir Yaratıcı
vardır.96
Prof. Lestergon Simurden
Bordeaux Üniversitesi'nde
doktorasını yapan ve Cochin Üniversitesi'nde tarım ve matematik profesörü olan
Prof. Simurden Allah inancını şu sözleriyle dile getirmiştir:
Hiç şüphesiz ki,
herşey Allah'ın yüce kudreti ile meydana gelmiştir. Herşeye gideceği yolu
gösteren ve çizen O'dur. Toprak ve bitkilerle ilgili araştırmalarımda
derinleştikçe Allah'a imanım da o nisbette arttı...97
Enrico Medi
Ünlü İtalyan bilim
adamı, 1971'de Roma'daki uluslararası bir konferansta, bir bilim adamının şahit
olduğu mucizeleri ve ulaştığı sonucu şöyle açıklamıştır:
Uzayın ve zamanın
dışında tüm varlıkların sahibi olan ve tüm varlıkları bu şekilde yaratan bir
sebep var... Ve bu Yaratıcı Allah'tır.98
Prof. Wayne Old
Prof. Old, Columbia
Üniversitesi'nde doktorasını yapmış ve New York jeo-kimya laboratuvarlarında
araştırma şefi olarak çalışmıştır. Prof. Old bilimsel araştırmaların kişinin
Allah inancını güçlendirdiğini şu sözleriyle belirtmiştir:
Şurası muhakkak ki
bilgi basamaklarında ilerlemek, eşyanın meydana gelişinin keyfiyetini ve
sebeplerini araştırıp soruşturmak, insan zekasını diğer varlıklardan ayıran en
büyük ve en önemli niteliklerden birisidir. Kainatı bir kuvvetin yarattığını
kabul eden ve ilmi incelemelerine bu imanla dalan bir ilim adamı, ilmi
çalışmalarını devam ettirirken mutlaka Allah'a imanını artıracak delillerle
karşılaşacaktır.99
Prof. Michael P. Girouard
Prof. John Morris
Ünlü jeolog Prof.
John Morris, ABD'de Yaratılışı savunan bilim adamlarının oluşturduğu en etkin
kuruluş olan ICR (Institute for Creation Research - Yaratılış Araştırmaları
Enstitüsü)'nin başkanıdır. Prof. Morris, Allah'a olan imanını ve evrim
teorisinin bilim tarafından çürütüldüğünü bir konuşmasında şöyle belirtmiştir:
Bizler profesyonel ve
doktora sahibi bilim adamları olarak dindarız ve Allah'a inanıyoruz, Allah'ın
Yaratan olduğuna gönülden inanıyoruz. Yaratıcı olan, hayatımız üzerinde egemen
olan ve bizim boyun eğmemiz gereken varlık Allah'tır. Hayatımızı O'na borçluyuz
ve Allah'ı hoşnut etmekle mükellefiz.
Arthur Peacocke
Günümüzün tanınmış
biyokimyagerlerinden ve aynı zamanda Ian Ramsey Centre'ın yöneticisi olan
Arthur Peacocke Allah'a olan inancını şöyle dile getirmektedir:
Allah yaratır ve
yaratılan dünyanın zamanının her anında vardır, Allah geçmişi ve geleceği ve şu
andaki zamanı aşar; Allah ezeli ve ebedidir, çünkü O'nun var olmadığı hiçbir
zaman yoktur ve gelecekte O'nun var olmayacağı hiçbir zaman olmayacaktır.101
Prof. Albert Macomp Winsthis
Texas
Üniversitesi'nde doktorasını tamamlayarak Paylor Üniversitesi'nde biyoloji
profesörü olan ve bir süre Florida İlimler Akademisi başkanlığı yapan Prof.
Winsthis, bilimsel çalışmaların kendisinin Allah'a olan inancını
kuvvetlendirdiğini şu sözlerle bildirmiştir:
Ben değişik bilim
dallarında çalışma yapmış ve uzun yıllarını bu yola vermiş birisi olarak, bilim
dünyasında Allah'a imanımı sarsacak hiçbir şeyle karşılaşmadığımı bütün
samimiyetimle ifade ederim. Bilimsel çalışmalar benim Allah'a imanımı daha da
kuvvetlendirdi. Ve eskisinden çok daha sağlam ve metin bir hale getirdi.
Hugh Ross
Toronto
Üniversitesi'nde fizik profesörü olan ünlü Amerikalı astrofizikçi Hugh Ross
"Reasons to Believe" (İnanmak için Nedenler) adlı Yaratılışçı kurumun
başkanıdır. Kozmoloji ve yaratılış arasındaki ilişkiyi ele alan birçok tanınmış
kitabı vardır. Bunlara örnek olarak;, "The Creator and the Cosmos"
(Yaratıcı ve Kozmos), "Creation and Time" (Yaratılış ve Zaman),
"Beyond the Cosmos" (Kozmosun Ötesi) sayılabilir. Ross'un evrenin bir
Yaratıcı tarafından var edildiğini savunan sözlerinden birkaç örnek şöyledir:
Eğer zaman ve madde
patlamayla birlikte ortaya çıkmışsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin,
evrendeki zaman ve mekandan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize
Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu gösterir.106
Akıllı ve üstün bir Yaratıcı evreni yoktan var etmiştir.
Akıllı ve üstün bir Yaratıcı evreni dizayn etmiştir. Akıllı ve üstün bir
Yaratıcı dünya gezegenini dizayn etmiştir. Ve yine akıllı ve üstün bir Yaratıcı
hayatı tasarlamıştır.107
Prof. Andro Cinovayivi
Dünyanın ünlü
fizyoloji bilginlerinden olan Cinovayivi, 1925-1946 yılları arasında North
Western Üniversitesi fizyoloji ve farmakoloji bölümü başkanlığı yapmıştır.
1946-1953 yılları arasında da Jenvi Üniversitesi'nde tıp fakültesi profesörlüğü
ve dekanlık yapan Cinovayivi, daha sonra Chicago Üniversitesi'nde fizyoloji
profesörlüğü görevi almıştır. "Kainatı yaratan bir Yaratıcı var
mıdır?" sorusunu "Evet, ben O'nun varlığına inanıyorum"
sözleriyle cevaplayan Cinovayivi, Allah inancını şu sözleriyle açıklamayı
sürdürmüştür:
Ben Allah'ın
varlığına kendi varlığım gibi ve elimle dokunduğum eşyanın varlığı gibi
inanıyorum. Şüphesiz ki Allah'ın varlığına inanmam varlıklar alemine bir anlam
kazandıran en üstün ve biricik düşünce yoludur. Allah'a iman, insan denilen
varlığa madde ve enerji yığını olmaktan çok daha büyük bir anlam katar.
Allah'ın varlığına iman, sevgi konusunda en yüce ve insancıl düşüncelerin
kaynağıdır.109
Philip Johnson
Chicago Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan Johnson,
evrim teorisinin ideolojik yanını içeren pek çok araştırmanın da sahibidir.
Johnson bu konuda "Darwin on Trial", "Reason in the
Balance", "Objection Sustained" isimli üç kitabın ve ayrıca
kriminal hukuk üzerine 3 kitap ve pek çok makalenin yazarıdır. Evrim teorisine
karşı verdiği büyük mücadele ile tanınan Johnson, aynı zamanda Allah'a iman
eden bir bilim adamıdır. Johnson'ın Allah inancını ifade ettiği sözlerinden
bazıları şöyledir:
Dindar biri olarak
Allah'ın varlığına ve yaratıcılığına inanıyorum.110
...Materyalist evrime meydan okumayı
ilerletmek istiyorum. Gelin Yaratanın etrafında birleşelim.111
Charles Birch
Avustralya Sydney
Üniversitesi profesörlerinden olan Birch, yaratılışa olan inancıyla tanınan bir
bilim adamıdır. 1990 yılında, dine çeşitli hizmetlerde bulunan bilim adamlarına
verilen "Dinde İlerleme için Templeton Ödülü"nü almıştır. Birch,
Allah inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
...Bütün değerlerin
kaynağı olan Allah, 'insana ellerinden ve nefes almaktan da yakındır.' Allah'ın
varlığı gerçektir.112
Allah hem dünyayı yaratan, hem de dünyayı yaşatandır.113
S.Jocelyn Bell Burnell
İngiltere Açık
Üniversitesi'nde fizik profesörü ve Fizik Bölümü'nün başkanı olan Burnell, aynı
zamanda Atarca yıldızını keşfeden astronotlardan biridir. Allah inancına sahip
olan Burnell, bu inancını şu sözlerle dile getirmiştir:
...Güçlü, herşeyden
haberdar olan, aynı zamanda da koruyan ve bağışlayan Allah'a inanıyorum...114
...Tek bir Allah'ın var olduğundan eminim...115
Prof. Owen Gingerich
Harvard
Üniversitesi'nde astronomi ve bilim tarihi profesörü olan Gingerich, Allah
inancına sahip olan bir bilim adamıdır. Gingerich dini duygularını şu
sözleriyle ifade etmiştir:
...Evrenin
yaratılışını planlayan ve yöneten, Üstün bir Akıl Sahibi olan Allah'a
inanıyorum.... İnsanlığın yaratılışının evrenin ana prensibi olduğuna ve
insanlığın özellikle bilinç, vicdan ve ahlaken doğruyla yanlışı ayırt etme
özgürlüğüyle Allah'ın tecellisi olarak yaratıldığına inanıyorum.116
Prof. Carl Friedrich von Weizsacker
Almanya'da
Max-Planck-Gesellschaft Üniversitesi'nde fizik profesörü olan Weizsacker, Allah
inancını şu sözleriyle ifade etmiştir:
...Kesin olarak emin
olduğum konulardan biri Allah'ın varlığıdır.117
Prof. William Lane Craig
Birmingham Üniversitesi'nde
felsefe ve Münih Üniversitesi'nde ilahiyat profesörü olan Craig, evrenin Allah
tarafından, belirli bir amaçla yoktan var edildiğine inanmaktadır. Craig'in bu
konudaki görüşlerini şu sözleri yansıtmaktadır:
Evrenin varlığının
bir sebebi vardır. Evrenin sebebinin tek bir Yaratıcı olduğuna inanıyorum.
Yoksa geçici bir etki sonsuz bir etkiden nasıl oluşabilir?.. Hem felsefi alanda
hem de bilimsel alanda evrenin başlangıcı olduğu anlaşılıyor. Var olan bir şey,
varlığının sebebine sahiptir. Bu sebep, sebepsiz, sonsuz, değişmeyen, zamansız
ve maddesizdir. Ve bağımsız bir irade vardır. Sonuç olarak Allah'ın varlığına
inanmanın mantıklı olduğuna inanıyorum.118
Brad Pitt, sinema oyuncusu
Tibet'te Yedi Yıl, Dövüş Klübü gibi ünlü filmlerde rol alan genç sinema oyuncusu Allah'a olan inancını şu sözleriyle dile getiriyor:
"...Ben daima dine karşı ilgili oldum. Çünkü dini bir ortamda büyüdüm...51
Jim Carrey, sinema oyuncusu
1998 ve 99 yıllarında Altın Globe sinema ödüllerinde drama ve komedi dalında en iyi aktör ödüllerini alan ünlü sinema oyuncusu Jim Carrey, sahip olduğu yeteneğin Allah'ın bir lütfu olduğunu bir röportajında şu sözleriyle dile getirmiştir;
"Ben bu yeteneğe sahip olduğum için Allah'a şükrediyorum..."50
Mel Gibson,
sinema oyuncusu
Cesur Yürek, Vatansever gibi gişe rekorları kıran filmlerde rol alan Mel Gibson eski inançsız hayatını "korkunç" olarak nitelendirmektedir. Röportajlarında Allah'a olan inancı sayesinde artık huzurlu bir hayatı olduğunu dile getirmektedir.
"... '20'li yaşlarım çok korkunçtu... İçki, uyuşturucu... Sonra bunları bıraktım. Teşekkürler Allah'ım'...
Val Kilmer
Batman Forever, Top Gun gibi ünlü filmlerde oynayan ve "Mısır'ın Kralı" filminde Hz. Musa'nın sesini canlandıran oyuncunun, Hz. Musa hakkındaki görüşleri, onun Allah'a olan inancını göstermektedir.
"Hikaye dev mucizeler içeren insani bir hikaye. Çocukluğumdan beri bunu severim. Musa'nın hikayesinde mükemmel bir umut var. Bir adam öldürüyor. Daha kötü ne olabilir? Fakat onun olağanüstü tevazusu, samimiyeti, doğruyu arayışı nedeniyle zamanının en kutsal görevi verilmiş. Mary Baker Eddy'nin deyişiyle "Musa bir ulusu, madde yerine Allah'a inandırarak ve insanların kabiliyetlerinin Allah'ın bir lütfu olduğunu söyleyerek geliştirmiştir. (Science and Health, s.200). Musa'nın hikayesini bu yüzden seviyorum. O olağanüstü güvenilir biri; doğruyu arayışında çok samimi."46
Val Kilmer, kendi yazdığı bir makalede de Allah'a olan inancıyla ilgili şunları anlatmıştır:
"Tevazu Allah'ın bizden daha büyük olduğunu tanımakla oluşur. Allah kainatın tek Yaratıcısı'dır."47
Arnold Schwarzenegger,
sinema oyuncusu
Tüm zamanların en iyi 100 filmi arasında gösterilen Terminator'ın başrol oyuncusu Arnold Schwarzenegger, bir röportajında şeytanın çağırdığı kötü yolun geçici bir zevk olduğunu vurgulayarak, Allah'a olan inancını şöyle dile getirmiştir:
"Soru: Şeytana inanır mısınız?
Arnold Schwarzenegger: Ben Allah'a inanırım ve bu yüzden ... şeytana da inanırım. ... hepimiz iyiye ve kötüye inansak daha iyiye gideriz. Bu hergün başımıza gelen birşey. Aklınıza kötü düşünceler gelir. İyiyi mi seçmelisiniz yoksa kötüyü mü?
Soru: Şeytan sizi ayartabilir mi?
Arnold Schwarzenegger: Yapacağı hiçbir teklif beni ayartamaz. Yapacağı her teklif geçici bir zevk olacaktır. İyi ve güzel olan şeyler aynı zamanda geri de tepebilir. Bu yüzden kolay yolu seçmemelisiniz. Amacınızı belirleyip hiçbir şeyin sizi yoldan çıkarmasına izin vermemelisiniz."45
Sarah Jessica Parker,
sinema oyuncusu
Amerika'nın ünlü bir dizisinde başrolde oynayan aktris Sarah Jessica Parker, "Allah'a şükretmediğim tek bir günüm bile geçmiyor."44 diyerek elde ettiği başarıyı Allah'ın bir nimeti olarak gördüğünü belirtmektedir.
Gwyneth Paltrow, sinema oyuncusu
Gwyneth Paltrow, kendisiyle Bounce adlı yeni filmi hakkında yapılan röportaj sırasında Allah'a olan bağlılığını, kadere olan inancıyla dile getirmiştir.
"Ben kadere inanırım ve herşeyin olması gerektiği gibi olduğuna inanırım.
Hiçbir şey kaza sonucu olmaz."42
Denzel Washington, sinema oyuncusu
Malcolm X, Kasırga gibi hasılat rekorları kıran filmlerde rol alan ünlü aktör, Allah'a olan samimi duygularını röportajlarında şöyle dile getiriyor:
"... Benim için önemli olan şeyler kafamda çok açık: Allah, aile... Bu sırayla... Bu Allah'ın planı, benim değil... Dünyanın bütün ağırlığını her gece yatağıma taşımak zorunda değilim. Bunun yerine duamı ediyorum ve güzelce uyuyorum..."38
Kirk Douglas, sinema oyuncusu
Ünlü aktör Kirk Douglas 6 Ekim 1997 yılında yapılan bir röportajında geçirdiği rahatsızlığın kendisini Allah'a yönelttiğini belirtiyor:
"Geçirdiğim felcin en önemli sonuçlarından biri Allah'a olan inancımı bir kez daha göstermiş olması. Felçten sonra fark ettim ki, konuşabilme mucizesini artık bir lütuf olarak görüyorum..."37
Jean-Claude Van Damme, sinema oyuncusu
"Jean-Claude Van Damme, Uyuşturucu Bağımlılığını Yenip, Allah'ı Buldu" başlığıyla yayınlanan bir makalede ünlü oyuncunun Allah'a olan inancının hayatına nasıl huzur getirdiği şu sözlerle anlatılıyor;
"Jean-Claude Van Damme, film çevirme baskısının onu uyuşturucu haplarda teselli aramaya ittiğini belirtiyor... Fakat artık sıkıntı veren eski günler geride kalmış ve bunun için Allah'a teşekkür ediyor. "Allah bana yardım etti" diyor. "Allah'a çok uzun zamandır inanıyorum. Ancak birkaç senedir Allah'ı seviyorum. Bazı insanlar bunu duymak istemiyorlar. Çok güçlü ve oldukça iyi bir şekilde geri döndüm. İyi bir insan olmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım." Ve Van Damme aksiyon filmlerini seyredenler için bazı haberler veriyor: "dövüş sahnelerinin çoğu etki altında yapıldı." "Tüm aksiyon sahnelerini hastayken yaptım" diyor Van Damme, hap kullandığını kastederek. "Uyku haplarına bağımlı olmuştum". İyileşmesini Allah'ın yardımına ve rehabilitasyon merkezine bağlıyor...35
Rap/ Hip Hop Dalında
ödül alan Dr. Dre:
"Bu çalışmada yer
alan herkesi ALLAH korusun..."
Yılın En iyi
Soul/R&B Grubu seçilen Destiny's Child:
"İlk olarak tüm
şeref ve övgülerimizi ALLAH'a sunuyoruz çünkü eğer ALLAH dilemeseydi biz bugün
burada olmazdık."
Soul/R&B Erkek
Sanatçı Ödülünü kazanan Brian Mcknight:
"Tüm iyiler ve
kötüler ALLAH'tandır. Ben de bana bu yeteneği verdiği için ALLAH'a çok teşekkür
ederim."
Yılın En İyi
Alternatif Müzik Grubu ve En İyi Pop Rock Albümü ödüllerini alan Creed:
"İlk olarak
ALLAH'a teşekkür ederiz..."
En İyi Pop Rock Grubu
dalında ödül alan Back Street Boys grubundan AJ:
"İlk olarak
ALLAH'a teşekkür ederim..."
SON
YILLARDAKİ ÇEŞİTLİ MÜZİK ÖDÜLLERİ
TÖRENLERİNDE
SANATÇILARIN ALLAH'I
ÖVDÜKLERİ
KONUŞMALARINDAN ALINTILAR
Creed
2000 yılının en
başarılı yeni rock gruplarından olan Creed'in üyeleri ödüllerini alırken
ağızlarından çıkan sözler şunlardı:
"Teşekkürler ALLAH'ım."
(My VH1 Müzik Ödülleri Töreni 2000)
Shakira
Ünlü genç rockçı Latin
Müzik Ödülleri Töreni'nde duygularını şöyle dile getirmiştir:
"Allah'a teşekkür
ederim. Çünkü bu bana ALLAH'tan bir hediye..." (Latin Müzik
Ödülleri Töreni Konuşması 2000)
Carlos Santana
Dünyanın bir numaralı
gitaristi ödül töreninde yaptığı konuşmasıyla insanları vicdanlı olmaya davet
etmiştir:
"Supernatural
albümünü okullardaki şiddet olaylarının azalmasını amaçlayarak çıkarmıştık. ALLAH'ın
lütfuyla şiddetin azaldığını görüyorum... Biz insanları bilinçlendirmeyi,
vicdanlarını geliştirmeyi umuyoruz. ALLAH'ın size verdiği müzik yeteneği ve
diğer lütfettiği herşeyi dünyayı bilinçlendirmek ve vicdanlarını harekete
geçirmek için kullanmanızı umuyorum. Böylece okullarda şiddet olayları da
kalmayacaktır." (My VH1 Müzik Ödülleri Töreni 2000)
NSYNC
1999 senesinde toplam
108 şehirde 121 konser veren genç grup ödül töreninde ilk olarak Allah'a olan
minnetlerini dile getirmişlerdir:
"Öncelikle bize
lütufta bulunduğu için ALLAH'a çok teşekkür ediyoruz..." (MTV 2000
Müzik Ödülleri Töreni)
Destiny's Child
2000 yılının en iyi
gruplarından seçilen Ünlü Amerikalı grup, ödüllerini aldıktan sonra Allah'a
teşekkür etmişlerdir:
"Öncelikle tüm
teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı ALLAH'a sunuyoruz. Teşekkürler
ALLAH'ım." (MTV 2000 Müzik Ödülleri Töreni)
Britney Spears
1999 senesinde
çıkardığı albümü toplam 12 milyon satan ünlü genç sanatçı Amerikan Müzik
Ödüllerinde Allah'a olan şükranlarını sunmuştur.52
Lauryn Hill
1999 yılı Grammy Ödül
Töreni'nde 5 ayrı dalda ödül kazanan Lauryn Hill, ödülünü aldıktan sonra milyonlarca
hayranına Allah'ı sevmelerini söylemiştir:
"Genç insanlara
şunu söylemek istiyorum ki ALLAH'ı sevmek ve O'nu temsil etmek ağır bir
yük değildir. Her kimseniz, ALLAH'ı sevin ve O'na kulluk edin... Bu bir
çelişki değildir."53
Grammy törenindeki bu
konuşmalar Batı medyasında yankı uyandırdı. Konuyla ilgili yazılan makaleden
bir bölüm, Batı'da Allah'a yönelişin dikkat çektiğini konu ediyor:
"...Diğerlerinin
yanısıra rapçi Will Smith ve şarkıcı Alanis Morrisette'nin, teşekkür
listelerinde de Allah vardı.... Grammy'de tüm bu olanlar Amerikan müzik
piyasasında dinin yeniden uyanışı mı demek?..." Aslında Allah'ın
ismine ... bu albümde büyük yer verilmiş. (Lauryn Hill'in Miseducation of
Lauryn Hill albümü) ...Görünen o ki Lauryn Hill gibi Amerika'nın bir numaralı
birçok müzisyeni Allah'ın tarafında olmak istiyor..."54
Lauryn Hill, 2000
yılında düzenlenen bir başka ödül töreni'nde de Allah'a olan şükrünü şu
sözleriyle dile getirmiştir;
"... ilk olarak sadece
ALLAH'a teşekkür etmek istiyorum, beni ilk yere koyduğu, bana destek
verdiği için..." (MTV 2000 Müzik Ödülleri Töreni)
Sonique
2001 yılında
düzenlenen Brits Müzik Ödülleri töreninde ödül alan Sonique sevincini şu
sözlerle dile getirmiştir:
"En zor
günlerimde bana yardımcı olan Allah'a teşekkür ederim."
DÜNYACA
ÜNLÜ ŞARKICILARIN
RÖPORTAJLARINDAN
KESİTLER
Carlos Santana
İnternette yayınlanan
bir makalede ünlü gitarist Carlos Santana'nın Allah'a olan inancıyla ilgili
şunlar yazılmıştır:
"...Azimli olduğu
için inancı doğal olarak geliyor. Allah'ın hakimiyetini hayatında hissediyor
ve bu mesajı herkesle paylaşmayı umuyor... 'Allah, kendisine kalpten
yalvaranları duyar."55
|
"...ben
Allah'ın beni her zaman alçagönüllü tuttuğuna ve bana benim sadece bir insan
olduğumu ve O olmadan hiçbir şey olmadığımı gösterdiğine inanıyorum. Sesimin
ALLAH'TAN BİR LÜTUF olduğunu kesinlikle biliyorum ve O'NA HER ZAMAN
GÜVENİYORUM... Allah'ın üzerimdeki lütfu ve nimetleri sayılamayacak kadar
çok. |
Jessica Simpson
"Ben, müzikle
uğraşmamın ve bu sayede insanlara ulaşmamın Allah'ın bir planı olduğunu
biliyorum... Bu şekilde sadece insanlar benim müziğimi duymakla kalmayacak
aynı zamanda ümit ediyorum ki hayranlarım iyi bir hayat yaşayarak ve bundan
zevk alarak da iyi bir insan olunabileceğini görecekler."56
|
|
Sinéad O'Connor
İrlanda'lı sanatçı
Allah'a olan inancını ünlü Time Dergisi'nde yayınlanan bir röportajında şöyle
açıklamıştır: "...Allah'a bana yardım etmesi için yalvarırdım. Ve
Allah bana yardım etti, bana sesimi, içgüdülerimi ve hislerimi verdi. İçimizde
olan Allah'tır."57
Ricky Martin
Dünyaca ünlü genç
Latin sanatçı Ricky Martin, Allah'a inancını ve ölüme olan yakınlığını bir
röportajında şöyle anlatmaktadır:
"Bir hortumun
ortasında olsam bile içimdeki huzuru bulabilirim. Ölüme yaklaştığımı
anladığımda dizlerimin üzerine çöküp dua edeceğim. Kendimi Allah'a yakın
hissediyorum…" 58
|
|
This is what God wants
to happen. It's like, when a sickness become somebody, like cancer or AIDS,
there's nothing that can stop that. Not your money, not MTV, not Bad Boy, not
Puff Daddy. Nobody could pay for that to go away. When you get sick, you
gonna call on God. When somebody on their death bed, they gonna call on God. So
why not just go to him now? |
|
Üst solda
Mace'in MTV televizyonu ile yaptığı röportajin yer aldığı internet sitesi ve
üst sağda konuşmasının İngilizce orjinal metni görülüyor. |
|
Mase
Amerikalı şarkıcı Mase
ünlü MTV televizyonuyla yaptığı röportajda Allah'a olan inancını şu sözleriyle
ifade ediyor:
"... İnsan
hastalandığında kanser veya AIDS gibi, bunu durduracak hiçbir şey yoktur. Ne
paranız, ne MTV, ne Bad Boy, ne de Puffy Daddy. Bu rahatsızlığın geçmesi için
kimse sizin için bir şey yapamaz. Hastalandığınızda, Allah'a yalvarırsınız.
Hasta yatağında ölümü bekleyen insanlar, Allah'a dönerler. Öyleyse neden
şimdiden Allah'a dönmüyoruz?"59
|
|
I prayed very hard for
this to happen and it happened. |
|
Mariah Carey'nin kendi internet sitesinde (üstte), bir
şeyin olmasını istediğinde Allah'a dua ettiğini ifade eden sözlerinin
İngilizce metni (üst sağda) |
|
Mariah Carey
1993 ve 1995
yıllarında çıkardığı albümleri 10'ar milyon satan dünyanın en iyi kadın
vokallerinden biri olarak kabul edilen Mariah Carey, bir röportajında Allah'a
dua ettiğini belirtiyor:
"Bunun olması
için çok dua ettim ve oldu..."60
M.C. Hammer
1996 yılı öncesinde
müzik piyasalarının en başarılı rapçisi olan McHammer, geçirdiği bir
ameliyattan sonra hayatını Allah'a adayışını şöyle anlatılıyor:
"M.C.Hammer
California, San Jose'de Jubilee Christian Center'da sahneye çıktığında... "Herkes
Allah'ı yüceltsin!" diye bağırarak kalabalığı selamladı. "Amin! Allah
herkesi korusun! Yaşıyoruz! Nefes alıyoruz! Umudumuz var!" … Allah'ın
birinci, ailenin ikinci, toplumun üçüncü ve işin dördüncü sırada olması
yerine," diyor Hammer, "birinci sırada iş vardı. İkinci sırada da
daha fazla iş. Önem ve öncelik verdiğim şeyler karmakarışıktı."
...Çocukluğunun büyük kısmını kilisede geçirmiş olan Hammer... 1996 senesinde
geçirdiği bir ameliyatın... kendisine doğru yoldan ne kadar sapmış olduğunu
gösterdiğini söylüyor... Aynı yıl rapçi arkadaşı Tupac Shakur'un öldürülmesi de
onu sarsmıştı. "Hayata ve ölüme dair manevi açıdan bir konuşma yeteneğim
vardı. Ama Tupac'a olmak istediğim kadar yardımcı olamadım. Artık tekrar
Allah'ın hizmetinde biri olma zamanının geldiğini düşündüm. Yaşıyor olduğum
için şanslıyım. Karşınızda, burada olduğu için Allah'a şükreden bir adam
görüyorsunuz."62
Brian Littrell
(Backstreet Boys)
Ünlü Backstreet Boys
grubunun üyelerinden 26 yaşındaki Brian Littrell, MTV müzik kanalı tarafından
yapılan bir röportajında, kalp ameliyatı geçirdikten sonra yaşadıklarının
inancını daha da arttırdığını belirtiyor.
Brian:
"…ameliyathaneye giderken kendimi çok sağlıklı hissediyordum... Sonra
düşündüm... Tüm bunlar Allah'ın dilemesi. Ben kendi hayatım için
birşeyler planlıyorum... Fakat bu tip şeylerle karşılaşınca ne kariyer, ne
mevki, ne de şöhret kalıyor..."
|
|
... God willing,
besides all of his going on. I'm making a living for myself, but I'm
benefiting my family down the future, down the road. But when you weigh those
things I thought, Well, no career, no status, or no star status... is worth
losing all that. MTV: Your faith is as
strong as ever. |
|
Brian Littrell'in MTV ile yaptığı
röportajın yer aldığı internet sitesi. (üstte) Konuşmasının İngilizce orjinal
metni. (üst sağda) |
|
MTV: "İnancınız
her zaman olduğu gibi güçlü."63
Brian Littrell, bir
başka röportajında ise Allah'a olan şükrünü şöyle dile getiriyor:
"... 5 yaşındayken
çok ciddi bir rahatsızlık geçirdim. Yaşamayacağım düşünülmüş. Allah'a
şükürler olsun ki iyileştim ve şimdi buradayım... Allah gerçekten bana
yardım etti..."
Yine bir başka
röportajında Allah'a olan inancının nasıl geliştiğini şu cümlelerle anlatıyor:
"Dışarı çıkıp,
arkadaşlarla gezmek yerine, her Çarşamba kiliseye giderdim. Dünyadaki en iyi
çocuk olduğumu söylemiyorum, herkesin hataları vardır. Fakat bunlar beni daha
da iyi bir insan yaptı. Yaptıklarımdan gurur duyuyordum. Ve büyüyüp, şarkı söylemeye
başladığımda, Allah'ın beni bu dünyada yaşattığını daha da iyi anladım. Böylece
Allah'ın bana verdiği şarkıcılık hediyesini daha kullanabilirdim...
Backstreet Boys'da olmak çok hoşuma gidiyor! Bunun değişmesini istemem! Bu
bana bir lütuf, Allah'a herşey için çok şükrediyorum."64
Brian Littrell ile
ilgili hazırlanan bir internet sitesinde şunlar yazılmıştır;
"Brian çok
dindardır, …her zaman Allah'ın kendisine verdiklerinden dolayı O'na
şükreder."65
|
|
God... You can reach out to Him for anything and everything. If
you can't talk to your family, or don't have family or friends, you can
always talk to God. You can always find peace of mind... He's kept us
together, and made us a stronger team. Because of our beliefs and because
we've always been so close to Him, we're going to be around for a VERY long
time. |
|
Backstreet Boys grubunun üyesi A.J.
McLean'ın internet üzerinden kendisine sorulan sorulara verdiği cevabın
İngilizce metni (üstte) |
|
A.J. McLean
(Backstreet Boys Grubu)
Soru: Gerçekten
inandığınız birşey var mı?
A.J. McLean:
"Allah... Allah'tan herşeyi isteyebilirsiniz. Eğer ailenizle
konuşamıyorsanız, aileniz veya arkadaşlarınız yoksa, daima Allah'la
konuşabilirsiniz. Her zaman huzuru bu şekilde bulabilirsiniz... Allah bizi
birarada tuttu, bize güç verdi. Bizi daha uzun süre birarada göreceksiniz çünkü
biz inançlıyız ve biz her zaman Allah'a yakın olduk."66
Destiny's Child
Amerika'nın ünlü
gruplarından biri olan Destiny's Child'ın bayan üyeleri, her fırsatta Allah'a
olan bağlılıklarını dile getiriyorlar.
Grubun üyeleri,
Allah'a olan inançlarını şöyle dile getiriyorlar:
"...Ben Kelly, ben
Allah'a samimi olarak inanıyorum. Bana göre Allah'ın hakimiyeti olmadan
hiçbir şey olmaz.... Allah sizi korusun."67
"Ben La Tavia...
herşeyden önce Allah'a olan inancım çok sağlam."68
NSYNC
1998 senesinde
çıkardıkları albümleri 10 milyon satan NSYNC adlı grubun genç üyeleri,
hayranlarıyla internette yapılan sohbette inançlarını şöyle dile
getirmişlerdir:
Soru: Başarınızın
sırrı nedir?
Lance: Kendimi işime
adamam ve Allah'a güvenmem.69
Soru: Meleklere inanır
mısınız?
|
|
...'cause it's a gift
from God. I don't have no rights when it comes to Him. When he feels he could
take that from me. But while I have this, I'm going to keep working. |
|
Yukarıdaki
internet sayfasında Amerikalı şarkıcı Shyne'ın MTV televizyonu ile yaptığı
röportaj görülüyor. Aşağıda da Allah'a olan inancını ifade ettiği sözleri yer
alıyor. |
|
Lance: Kesinlikle. Ben
dindar bir insanım. Allah'ın bizi izlediğini biliyorum ve melekleri de
bizi izliyor.70
Shyne
Amerikalı şarkıcı
Shyne ile ünlü MTV televizyonu tarafından yapılan röportajda, şarkıcı Allah'a
olan inancını şu sözlerle ifade etmektedir:
"... bu yetenek
bana Allah'tan bir hediye. Allah dilemedikçe ben bir şey yapamam. Eğer
Allah bunu benden almak isterse, alabilir. Fakat bu yeteneğe sahipken,
çalışmaya devam edeceğim. ... Benim burada olmamın tek sebebi Allah...
Eğer Allah yardım etmeseydi, kimbilir ţu anda ben nerede olurdum. Bu
nedenle hayatımı Allah'a adadım."71
BATILI
GENÇ ŞARKICILARIN ALBÜM
KAPAKLARINDAKİ
SÖZLER ALLAH'A EDİLEN
SAMİMİ
DUALAR İÇERMEKTE
BACKSTREET BOYS
GRUBUNUN BLACK&BLUE ALBÜMÜNÜN
KAPAĞINDA YER ALAN
TEŞEKKÜR YAZILARI:
Brian Littrell
Allah'ım, sana söz
veriyorum, beni hiçbir zaman utandırma. ..., beni duy ve beni koru. Benim
sığınağım ol ve ben sürekli Sana yöneleyim. Beni kurtarmak için bana on emiri
verdin. Sen benim sığınacak tek varlığımsın. Beni kötülerin, zalimlerin ve
inançsızların ellerinden koru Allah'ım. Sen benim umudumsun, Allah'ım. Sen beni
çocukluğumdan beri korudun. Senin tarafından doğumumdan bu yana büyütüldüm.
Beni annemin rahminden Sen çıkardın. Sana olan şükranım sürekli devam edecek...
Dudaklarım bütün gün Sana şükrümü dile getirmekle ve Senin şanını övmekle
meşgul olsun. Allah'ım sana bugünüm ve bana verdiğin tüm nimetler için teşekkür
ederim. Bana şarkıları hediye olarak verdiğin ve yine bu hediyeyi insanların
pozitif davranışlarda bulunması için kullanmama izin vermenden dolayı sana
teşekkür ederim...
Alexander James McLean
Sevgili Allah'ım
bugünüm, geçmişteki günlerim ve gelecekte arkadaşlarımla birlikte geçireceğim
günler için sana teşekkür ederim. Allah'ım beni güçlü kılmak ve başarılı olmamı
sağlamak için hayatımın hergünü benimle birlikte ol...
NSYNC GRUBUNUN NO
STRINGS ATTACHED ALBÜMÜNÜN
KAPAĞINDA YER ALAN
TEŞEKKÜR YAZILARI:
Amerika'da tüm ödül
törenlerinde birkaç ödül birden alan dört genç şarkıcıdan oluşan NSYNC grubunun
üyeleri, son albümlerinin kapağında sahip oldukları yeteneğin Allah'ın bir
lütfu olduğunu dua ederek samimi bir şekilde belirtmişlerdir. İşte bu gençlerin
duaları:
Justin Timberlake
İlk ve önemli olarak
Allah'a, bana müzik de dahil olmak üzere verdiği tüm hediyeler ve bunları tüm
dünyayla paylaştığım için teşekkür ederim. Allah'ım şeytana uymamıza izin
verme, bizi şeytandan koru...
Chris Kirkpatrick
Beni koruduğu ve bana
verdiği hediyeyle insanlara ulaşma fırsatı verdiği için Allah'a teşekkür
ederim. Tüm bunları bana veren Sen'sin ve Sana sonsuz şükürler olsun.
Lance Bass
Allah bizim
sığınağımız ve dayanağımızdır ve O'nsuz bunların hiçbiri mümkün olmaz.
BATI
DÜNYASININ ÜNLÜ ŞARKILARINDA DA
ALLAH'A
YÖNELİŞE BİR DAVET VAR
Batı dünyasında
milyonlarca kişinin ezbere bildiği ünlü şarkıların sözlerinde Allah'ın ismi
anılmakta, Allah'a yakarışlar yer almaktadır. Ünlü şarkıcıların seslendirdiği
bu şarkılar, dünyada birçok insanın dilinde Allah'ın isminin olmasına bir
vesile olmaktadır. Örneğin dünyanın en tanınmış müzik gruplarından olan ve
özellikle Saraybosna'da verdikleri yardım konserleriyle tanınan U2'nun "When
I Look at the World" adlı şarkılarının sözlerinde Allah'a dönüşten şu
şekilde bahsedilmektedir:
|
|
"Seni ve kutsal
kitabını düşünüyorum
Diğerleri
boğulurken"
Milyonlarca insanın
beğeniyle dinlediği dindar kimliğiyle tanınan soul müzik sanatçısı Aretha
Franklin'in "Biraz dua et"72 adlı şarkısında da insanlar
"uyandıkları anda dua etmeye" teşvik edilmektedir.
Dünyanın en ünlü
seslerinden biri olan Mariah Carey de bir şarkısında Hz. İsa peygamberi övgü
dolu sözlerle anlatmıştır. Bu şarkıda Hz. İsa'nın doğduğu günün anlatıldığı
kısımda yer alan bir satır şöyledir: "Bugün Allah'ın şanı her yerde
parlıyor…"
İnsanlara Allah'ı
hatırlatan şarkı sözlerinden diğer bazıları da şöyledir:
|
Creed
grubunun solisti Scott Patt |
Creed
2000 senesinde birçok
dalda ödül kazanan ünlü rock grubu Creed'in üyeleri birçok şarkı sözünde Allah
inancından bahsediyorlar. 2000 yılının en iyi rock grubu seçilen Creed
grubundan Scott Stapp'in yazdığı şarkı sözlerinden bazı örnekler şöyle:
"...gözlerimi
kapadım, dua etmeye başladım..." (With Arms Wide Open adlı parçalarından)
"... Allah'a
yalvardım..." (My Own Prison adlı parçalarından)
"...Allah
korkusunu içimde hissediyorum..." (Unforgiven adlı parçalarından)
Boyz II Men
1995 senesinde 133
ülkede konser veren ve 94 senesindeki albümleri 12 milyon satan ünlü grubun bir
şarkıları Allah'a olan yakarışlarla doludur:
Sevgili Allah'ım
Allah'ım ihtiyacım
olan zamanda bana yardım ettin
Herşey için Sana çok
teşekkür ederim
Sana bu yazıyı
yazıyorum
Seni sevdiğimi
söylemek için
Benim için
yaptıklarından ve bana dost olduğundan dolayı teşekkürler
Allah'ım, Sana olan
sevgim hiç bitmeyecek
Sevgili Allah'ım
Hayatıma yön verdiğin
için Sana minnettarım
Seninle cennet
bahçelerinde birlikte olabilmek için
Herşeyimi verirdim
Bu nedenle Senin
sevgin ve lütfun için Sana teşekkür ediyorum
Ben bana verdiğin
nimetleri haketmiyorum
Sevgili Allah'ım bir
zavallı adam olarak çocuk gibi Sana geldim
Allah'ım, senin
bilgine, sevgine ve yol göstericiliğine ihtiyacım var...
Seni seviyorum
Allah'ım, Seni seviyorum
Sevgili Allah'ım, ben
Wanya
Kendi adıma yaşadığım
için çok üzgünüm
Fakat söz veriyorum
bugünden sonra senin için yaşayacağım
Çünkü sensiz hayatımın
hiçbir anlamı yok
Santana
1999 senesinde
Supernatural adlı albümü 13 milyon satan dünyanın en ünlü gitaristi Carlos
Santana, 2000 yılında çıkan albümünde yeralan "Put Your Lights On"
adlı şarkısında milyonlarca insana Allah'ın tek ilah olduğunu şu sözlerle
hatırlatmaktadır:"... Allah'ım benim inancımı sağlamlaştır
... La illaha illallah
(Allah'tan başka ilah yoktur)"
|
DÜNYA
MEDYASINDA BATIDA İSLAM’IN YÜKSELİŞİYLE İLGİLİ YER ALAN HABERLER 1 milyardan fazla insanın kabul ettiği İslam, dünyanın en
hızlı büyüyen dini. (ABCNEWS, Abcnews.com) "İslam, Amerika'da en hızlı büyüyen din... "
(NEW YORK TIMES, 21 Şubat 1989, s.1) Müslümanlar dünyanın en hızlı büyüyen grubu... "
(USA TODAY, Nüfus referans bürosu, 17 Şubat 1989, s.4A) "İslam Kuzey Amerika'da en hızlı büyüyen
din..." (TIMES MAGAZINE ) "İslam Amerika'da büyümeye devam ediyor, hiçkimse
bundan şüphe etmiyor!" (CNN, 15 Aralık, 1995) Hillary Clinton: "İslam Amerika'da en hızlı büyüyen
din. Birçok insanımız için bir yol gösterici ve denge unsuru." (LOS
ANGELES TIMES, 31 Mayıs 1996, s.3) |
|
RUSYA’DA
DİNE YÖNELİŞ Lenin, Troçki, Stalin gibi komünist liderlerin zülumleri
altında yıllarca ezilen, dinlerinden uzaklaştırılmaya mahkum bırakılan Rus
halkı artık Allah inancına geri dönüyor. İşte bir gazete küpüründeki çarpıcı
rakamlar, tüm dünyada Allah inancına yönelişin nasıl büyük bir hız
kazandığını gösteriyor: "Ülkede yapılan bir araştırmaya göre Rusya
vatandaşlarının yarısından fazlası, yüzde 55 oranında Allah'a
inanıyor..." |
|
AMERİKA’DA
DİNE YÖNELİŞ
Amerika, Allah'ın adından en çok çekinen ulustu... The
World Almanac'a göre son iki yüzyılda Amerika'daki hristiyanların sayısı 24
milyona, Müslümanlar 4 milyona, yahudiler 1.3 milyona, Hindular 1 milyona ve
Budistlerin sayısı çeyrek milyona ulaştı. George Washington Veda Mesajında
şunları şöylemişti: "Din ve ahlak Amerikan fikrinin vazgeçilemez
dayanaklarıdır" Her zaman güçlü olan bu dayanaklar, daha da gelişiyor.73
...Teksas'taki San Marcos Baptist Akademisi'nde her oyun ve çalışmadan önce
dua ediliyor."74 İngiltere'nin ünlü gazetesi Daily Telegraph'da 23 Aralık
1997'de yayınlanan bir makalenin başlığı şuydu: "Amerikan Anketlerinde
Sonuç Allah'a Dönüş". Bu makalenin önemli bölümleri şöyledir:
"Amerika, dini inançta güçlü bir dirilme yaşıyor. Son on yılda Allah'a
ve mucizelerin varlığına inanan insanların yüzdesi çok fazla arttı... Sonuç
olarak tüm zamanların en yoğun şiddet ve uyuşturucu bağımlılığıyla birlikte
daha fazla sayıdaki insan bir sığınak olarak kiliselere dönüyor."75 7 Mayıs 1998'de internette yayınlanan bir makalede
Amerikalıların dine yönelişiyle ilgili şu çarpıcı bilgiler verilmiştir:
"Her 10 Amerikalı'dan dokuzu dua ettiğini söylemektedir."76 |